Çekiliş --- 10 kişiye Çeşitli Hediyeler ---

Lopus

ι̇уιℓєя нєя zαмαη тαкℓιт є∂ιℓιя.
Emekli Yönetici
Elit Üye
MIUI Sever
SMS Onaylı
Mesajlar
Beğeniler
Puanları
Adım
Mustafa
Cihazım
Mİ4 TD-LTE
Meslek
Hwdrm. Sist.
Katılım
4 Haziran 2016
#11

yoksun

Tecrübeli Üye
Tecrübeli Üye
MIUI Sever
SMS Onaylı
Mesajlar
118
Beğeniler
12
Puanları
Adım
ismail
Cihazım
mi4 lte
Meslek
turizm
Yaş
25
Katılım
18 Şubat 2016
#12
Antiokheia'nın Isparta İli'ne bağlı Yalvaç İlçesi'nin yaklaşık 1 km. kuzeyinde ve Sultan Dağları'nın güney yamaçları boyunca uzanan verimli arazide kurulmuş bir Pisidia kentidir.

Antiokheia da Apollonia gibi bir Seleukos kolonisidir; fakat kesin kuruluş tarihi bilinmemektedir. Bu şehir I. Seleukos veya oğlu Antiokhos tarafından kurulmuştur. M.Ö. 39 ila 36 yılları arasındaki bir tarihte Amyntas'ın idaresi altına giren Antiokheia, onun M.Ö. 25'de öldürülmesiyle, bölgenin bütün şehirleri gibi, Galatya eyaletine dahil edilmiştir.

Antiokheia, M.Ö. 25'te veya biraz sonra Colonia Caesarea adıyla Roma kolonisi olmuştur. Kent, pek çok Latince yazıtın da kanıtladığı gibi, yaklaşık olarak ikiyüz yıldan fazla bu statüsünü korumuştur.

Latince'nin M.S. 295 yılına kadar resmi dil olarak kullanıldığını imparator ve legatları için düzenlenmiş olan yazıtlar kanıtlamaktadır. Fakat bu tarihten sonraki decurioların (eyalet senatörü) protokolleri çoğunlukla Grekçe yazılmıştır. Sikkeler üzerinde de II. Claudius (M.S. 268-270) Devrinin sonlarına kadar Lâtince ibarelere rastlanmaktadır. Daha sonra Lâtince'nin yerini Grekçe almıştır. Yazıtlarda ve Tanrı Men için adanmış olan adaklarda Lâtince'nin, Grekçe'yle kıyaslandığında çok daha az kullanılmış olduğu görülmektedir.

I.A. Richmond ve R.G. Collingwood'un tahminlerine göre kent merkezindeki nüfus 7500-10.000 civarında idi. B.Levick ise üç binin üzerinde emekli askerin bulunduğunu ileri sürmektedir. Ancak, Antiokheia'nın geniş sınırları içerisinde 30-40 bin civarında bir nüfusun yaşadığını söyleyebiliriz.

Antiokheia, M.S. 3. yüzyılın hemen sonunda kurulan genişletilmiş Pisidia eyaletinin metropolisi olmuştur. Kilise kayıtlarından anladığımıza göre, kent Bizans Devrinde de önemini korumuştur.

Kentin bilinen en erken sikkeleri M.Ö. 1. yüzyılın sonuna tarihlenmektedir. Koloni döneminin ilk 150 yılında fazla sikke basmamıştır. Koloni öncesi sikkeleri gibi, tipler çoğunlukla Tanrı Men ile ilgilidir. Sikkeler üzerinde "colonia" yazısı yer almaktadır. Claudius II'ye kadar sikke basımı devam etmiştir. Bu sikke basımı sayesinde kentin ekonomik durumunun M.S. 3. yüzyılda en üst noktaya ulaştığını anlamaktayız.

İ.S. 713'de Araplar'ın istilasına uğrayan kent yakılıp yıkılmıştır. Kazılar sonucu ele geçen kalıntı izleri ve bulgular bu olayı ve tarihi kanıtlamaktadır. Kentin tarihi 13.yüzyıla dek izlenebilmektedir. Ancak, bu yüzyılın ikinci yarısından itibaren halkın bir kısmının o zamanın verimli toprakları olan Yalvaç'a göçtüğü, diğer bir kısmının ise başka eyaletlere taşındığı görülmektedir.
 

Ekli dosyalar

caysever

Yeni Üye
MIUI Sever
Acemi Üye
Mesajlar
1
Beğeniler
0
Puanları
Adım
caysever
Cihazım
mi4
Yaş
24
Katılım
31 Ağustos 2016
#13
Kaz dağları Balıkesir de İzmir-Çanakkale yolunun solunda yer alır. Sadece buraya ait 77 farklı tür bitki vardır.
Kamp alanları oldukça güzel olmakla beraber gitme şansı bulamadık. En son birkaç hafta önce kaz dağlarına çıkmaya niyetlendik ancak yolun yarısında iken yol şartlarından dolayı dönmek zorunda kaldık. Ama Mehmetalan köyüne kadar gidebildik :)

kaz.jpg
 

dracula_55

Tecrübeli Üye
Tecrübeli Üye
MIUI Sever
Mesajlar
119
Beğeniler
23
Puanları
Adım
Mehmed
Cihazım
Mi5S
Yaş
25
Katılım
6 Ocak 2016
#14
Şahinkaya Kanyonu -Altınkaya Barajı - Vezirköprü - SAMSUN
Vezirköprü’nün 17 km. kadar kuzeybatısında bulunan Kanyon (Yarmavadi), Altınkaya barajının en dar yeri olma özelliği ile de dikkat çeker ve yaklaşık 1500 metre uzunluğundadır. Şahinkaya Kanyonu, Altınkaya Baraj Gölü’nü adeta ikiye ayıran doğa harikası bir boğazdır.Vezirköprü'de sadece Osmanlı ve Selçuklu değil, Hititler'e kadar uzanan bir medeniyet geçmişinin izleri ve birikimleri var. Hitit Kralları'nın tahta çıkarken kutsandığı yer de Vezirköprü'dedir. Şu an bu bölgede Alman arkeologlar kazı çalışmaları yapıyor. Dolayısıyla gerek Kunduz Dağı gerekse Şahinkaya Kanyonu gelecek yıllar içinde gerçekleşecek adımlarla hatırı sayılır bir çekim yeri olma yoluna girmiştir. Bizzat gidip gördüğüm bu doğa harikası görülmeye değecek yerlerden birisi :)
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.

Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
 

napolyonparasi

Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
MIUI Sever
SMS Onaylı
Mesajlar
58
Beğeniler
13
Puanları
Adım
furkan
Cihazım
Xiaomi mi6
Meslek
Ögrenci
Yaş
23
Katılım
28 Temmuz 2016
#15
AMASRA, BARTIN

Bartın'ın ve Karadeniz'in en şirin kasabalarından biri olan Amasra tam bir sükunet cenneti. Amasra'da kale, müze ve şato da var.
 

Ekli dosyalar

KeremUyar

Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
MIUI Sever
Mesajlar
73
Beğeniler
16
Puanları
Adım
Kerem
Cihazım
Mi5Pro
Katılım
28 Ağustos 2016
#16
Şapinuva

TtsP.jpg
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
'un 53 km güneydoğusunda bulunan Şapinuva, Hitit Devleti'nin önemli idaresi merkezlerinden biri olmuş. Önemli bir askeri ve dini merkez olan Şapinuva şehri, o dönemlerde siyasi ve coğrafi konumu dolayısıyla oldukça stratejik bir noktada yer alıyordu.
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
Masat Höyük kazılarında Şapinuva ile ilgili büyük krallığa ait bir mektup ele geçirilmiş. Söz konusu mektupta; ‘Bu tablet size ulaşınca, 1701 askeri ishupittadan acele olarak sevk ediniz ve onları iki gün içerisinde Şapinuva şehrine, majestenin huzuruna getiriniz' ifadeleri bulunuyor. Bu mektuptan da anlaşıldığı üzere Şapinuva, Hitit kentinin önemli bir idari merkeziymiş tarih sahnesinde. 25524231.jpg


Bölgede ele geçirilen yazışmaların büyük bir çoğunluğu Şapinuva'nın büyük kralına ve kraliçesine gönderilmiş mektuplardan oluşuyor. Dolayısıyla Şapinuva, bir kraliyet çifti tarafından yönetiliyormuş. Bunun yanı sıra şehir, ordu komutanlığının ve sürekli olarak askerin hazırda bulunduğu bir şehirmiş aynı zamanda.

Oldukça geniş bir alana yayılan Şapinuva'da, iki Fırtına Tanrısı adına ayrı ayrı yapılmış iki tapınak, kraliçe sarayı, ordu komutanlığı ve belediye teşkilatı gibi önemli kurumlar yer alıyormuş. Tüm bu verilerden, Şapinuva'nın ne denli teşkilatlı bir şehir görünümünde olduğu anlaşılıyor.
 

hakantr

Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
MIUI Sever
SMS Onaylı
Mesajlar
70
Beğeniler
14
Puanları
Adım
hakan
Cihazım
mi4 4g
Yaş
30
Katılım
16 Nisan 2016
#17

Eğirdir gölü - Isparta
Acizane foto mi4 ile benim tarafımdan çekilmiştir.
Isparta nın Eğirdir ilçesinden ismini alan göl bir çok ilçeye de sınırı vardır. Eskiden kışları donarmis ve insanlar yolu kısaltmak maksadıyla donmuş gölün üzerinden geçermiş. Şimdilerde yazları Eğirdir, turistik bir merkez haline geliyor. Sahili plajı dolup taşıyor. Eğlenmek ve serinlemek isteyen insanlar denizi andıran bu yerde sevdikleriyle güzel zamanlar geçiriyor. Göl manzaralı evlerin balkonunda oturmak, özellikle yaz akşamlarında başka oluyor.

MI 4LTE cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
 
Son düzenleme:

kalkan_yumruk

Deneyimli Üye
Deneyimli Üye
MIUI Sever
SMS Onaylı
Mesajlar
45
Beğeniler
17
Puanları
Adım
onur
Cihazım
z11 redmi4
Katılım
7 Mayıs 2016
#18



SAFRANBOLU’ NUN TARİHİ

Geleneksel Türk toplum yaşantısının bütün özelliklerini günümüze taşıması ve kendini zamana karşı saklamış olması, Safranbolu’yu “Korumanın Başkenti” ünvanına kavuşturmuştur. Ülkemizde bulunan yaklaşık 50.000 kadar korunması gerekli kültür ve tabiat varlığının yaklaşık 1500’ü Safranbolu’dadır. Sahip olduğu zengin kültürel mirası kent ölçeğinde korumadaki başarısı Safranbolu’yu “Dünya kenti” yapmış ve Safranbolu, UNESCO tarafından 17 Aralık 1994 yılında “Dünya Miras Listesi” ne alınmıştır.

Safranbolu, antik devirde ‘Paplogonya’ olarak bilinmektedir. Tarihi M.Ö. 3000 li yıllara kadar uzanan bölgede, Safranbolu şehir yerleşiminin kesin tarihi tam olarak bilinmemektedir. Gasgaslar, Hititler, Kimmerler, Lidyalılar, Persler, Helenistik Krallıklar, Romalılar, Selçuklular, Çobanoğulları, Candaroğulları ve Osmanlılar egemenlik kurmuştur. Safranbolu, 1196 yılında Selçuklu Sultanı II. Kılıç Arslan’ ın Oğlu Muhittin Mesut Şah tarafından alınmış ve Türklerin egemenliği altına girmiştir. Safranbolu tarih boyunca çeşitli uygarlıklar arasında el değiştirdiği gibi Türk Beylikleri ve Osmanlılar arasında da el değiştirmiştir. 1423 yılından itibaren de Osmanlıların kesin egemenliğine girmiştir. 17. y.y. da Sinop-Gerede-İstanbul ticaret yolu üzerinde önemli bir konaklama ve malların değişim merkezi olan Safranbolu’da, birçok sadrazam ve devlet adamının ikamet ettiği ve Saray’da da Safranboluluların görev aldığı bilinmektedir. Bu durum Safranbolu’nun Osmanlı sarayının arka bahçesi olarak nitelendirilmesini sağlamıştır.

Safranbolu, sivil Osmanlı mimarisini taşıyan geleneksel Türk evleriyle, doğal güzellikleriyle ve tarihi boyutuyla ün kazanmış nitelikli bir kenttir. Yeni Hamam, Eski Hamam, Cinci Hanı, Köprülü Mehmet Paşa Camii, Kazdağlıoğlu Camii, İzzet Mehmet Paşa Camii, Kent Tarihi Müzesi, Saat Kulesi, Eski Cezaevi, Bulak Mağarası, İncekaya Su Kemeri, Yemeniciler Arastası, Demirciler Çarşısı,Manifaturacılar Çarşısı, Tarihi Çeşmeleri, Kemerleri dönemin nadide değerlerindendir. Şehir çevresinde bulunan kaya mezarları ve tümülüsler de görülmesi gereken yerler arasındadır.





 

cınarım

Usta Üye
Usta Üye
MIUI Sever
SMS Onaylı
Mesajlar
499
Beğeniler
179
Puanları
Adım
ferhat
Cihazım
Redmi note6Pro
Katılım
9 Haziran 2015
#20
guney-selalesi.jpg guney-selalesi1.jpg guney-selalesi3.jpg guney-selalesi5.jpg

Üniversite zamanlarında gitmiştim Denizlide muhteşem bir mağara ve şelale
Güney Şelalesi, Türkiye'nin doğa harikası yerleri arasına girmiştir.
Bu yeşil ortamda gözleriniz dinlenirken, Şelale suyunun sesi ile kulağınızın pası gidiyor.
Mutlaka görülmesi gereken yerler
 
Üst Alt