- Adım
- Avni Ataver
- Cihazım
- Xiaomi 13 Pro
- Meslek
- Eğitimci
- Yaş
- 63
- Konum
- istanbul
- Katılım
- 22 Mart 2018
- Konular
- 55
- Mesajlar
- 3.945
- Çözümler
- 3
- Tepkime puanı
- 14.086
- Puanları
- 238
Son zamanlarda güzide forumumuzda dönen 5G muhabbetlerini görünce bende sohbet başlığı altında naçizane fikirlerimi beyan edeyim dedim. Yalnız bir köşede pusuya yatıp sonra mal bulmuş mağribi gibi hemen konuya atlayarak konuyu farklı yerlere çekmek isteyenlere peşinen söyleyeyim. Niyetim bir sataşma, eleştiri yada herhangi bir tartışma ortamı yaratmak değildir. Yazılı ve görsel basından okuduğum bilgileri kendi duygu ve düşüncelerimle harmanlayarak uzun zamandır uzak kaldığım güzide forumumuza katkıda bulunmak amaçlıdır.
Bildiğiniz üzere nihayet 5G ye geçtik; hepimizin gözü aydın. Vatana millete hayırlı olsun. Zaten memlekette her şeyimiz tamamdı, telefonun üst köşesinde 5G yazısı eksik kalmıştı. Onu da tamamladık çağ atladık. Hatta isteyen birkaç çağ birden atladığımızı bile söyleyebilir. Nasıl olsa bu memlekette tabelayı değiştirince içeriğin de değiştiğine inanan ciddi bir kitle var. ( Lütfen kimse üzerine alınmasın )
İnternette biraz araştırdım. Bizden önce 136 ülke 5G ye geçmiş. Türkiye 137 sırada sisteme dahil olmuş. Üstelik yedi yıl sonra… E günaydın demek lazım da misal hiç düşündünüz mü madem bu kadar stratejik ve dijital dönüşümün omurgasıydı da neden bu kadar geç kaldık? Niye biliyor musunuz? Çünkü teknoloji dediğimiz şey bizde ihtiyaçtan ziyade bir gösteriden ibarettir de ondan. Baktığınız zaman vitrin pırıl pırıl görünür ama arkadaki depo küf ve rutubet kokar.
Peki bu 5G nedir derseniz 4.5 G ye göre daha yüksek hız (20 Gbps e kadar ) neredeyse anlık tepkime süresi ( 1 ms gecikme ) ve çok daha yüksek kapasite. Gelişmiş veri hızıyla içerik indirme saniyeler sürerken yoğun ortamlarda bile kesintisiz bağlantı sağlaması. Akıllı şehirler, otonom araçlar ve IoT yani nesnelerin interneti için temel altyapı. Peki bu inanılmaz teknoloji ile hayatımızda ne gibi yenilikler olacak diye yazılıp çizilenlere şöyle bir baktım, inanamadım.
Ultra Yüksek hız: 4.5 G den 100 kata kadar daha hızlı veri iletimi. Artık 4K ve 8K videoları takılmadan izleyip indirme yapabileceğiz. Aslında güzel bir gelişme ama basit bir test yaparken bile internet paketinin yarısını harcayan 5G heveslisi bir vatandaş 40 gb bir filmi saniyeler içinde indirmek isterken kaç GB paket satın alması gerekecek hiç düşündü mü? Yada yüksek veri kullanımının bataryayı nasıl sömürdüğünü akıl edebiliyor mu sormak lazım.
Düşük Gecikme süresi ve yüksek bağlantı kapasitesi: : Verilerin iletilme süresi 1 milisaniyeye kadar düşerek otonom araçlar, uzaktan cerrahi ve oyunlar gibi gerçek zamanlı tepki gerektiren uygulamaları daha güvenli hale getirmesi. Kilometre başına bir milyondan fazla cihazın ( akıllı evler, sensörler, şehir altyapıları) aynı anda bağlanmasına izin vermesi. ( Tabii bu noktada ucuz olsun diye yurtdışı telefon alıp eski tuşlu cihazının imeisini çakarak 5G dünyasında sörf yapacağını zanneden birinin bütün bu teknoloji nimetlerinden istifade etmek gibi absürd bir düşüncesi olduğunu zannetmiyorum. Onun tek derdi 5G ile ne kadar hız alırım o kadar. Lakin teknoloji demek böyle bir şey demek değil ki. )
Enerji verimliliğini sürdürmek ve Network Slicing gibi özellikler daha çok dünya ile entegre büyük işletmeler ve teknoloji şirketlerinin alanlarına girdiği için belki de normal bir kullanıcıya hitabeden en faydalı 5G özelliği kesintisiz bağlantı sağlaması. Yüksek hızla hareket ederken ( hızlı trenle seyahat gibi… ) daha istikrarlı ve kesintisiz bağlantı olması bazen hayat kurtarabilir.
Türkiye'de 5G teknolojisi resmen kullanıma sunulmuş olsa da, henüz herkes için tam kapasiteyle yaygınlaştığını söyleyemeyiz. Bilenler bilir. İki türlü 5G teknolojisi vardır. Biri Gerçek 5G Stand Alone diğeri ise makyajlanmış 5G, yani Non Stanlone. Turkcell "gerçek 5G" (SA - Stand Alone ) altyapısı kurduğunu iddia etse de, şu an deneyimlenen genellikle 4G/4.5G ile hibrit çalışan (NSA - Non-Standalone) sistemler. 5G destekli telefonun yanında kapsama alanı da şart yani. Operatörler, 4G çekirdek şebekesini kullanan NSA yönteminden, doğrudan 5G altyapısına dayalı (SA Stand-alone) sistemine geçiş yapıyor. Zira tam performansa ancak Stand Alone ile ulaşılıyor.
Kadı ki 1 Nisan günü ( Tabii şaka değilse ) 5G açılışı yapılması bize bir şeyler anlatıyor olmalı… Ekranda 5G yazmasıyla gerçek 5G arasında ciddi farklar olması gibi. Nitekim sunulan şeyin önemli kısmı, bildiğimiz 4G çekirdeğinin üstüne 5G ceketi giydirilmiş hali. Görünüş yeni ama mekanizma eski. Doğan görünümlü Şahin mi desek yoksa Semra hanımın muhteşem dönüşümü mü orasına henüz karar veremedim.
Kısacası vatandaşın cebine konan şey “Geleceğin teknolojisi” diye pazarlanıyor ama içindeki motor bir önceki kasadan kalma. Dünyada bu işin devleri belli; 5G teknolojisinde küresel liderler, altyapı ve patent savaşlarında öne çıkan Huawei, Ericsson, Nokia, ZTE, Qualcomm, Samsung ve vivo gibi dev şirketler… Bizim de ULAK haberleşmemiz var, Türkiye’ nin iletişim gücü. Evet olması güzel ama sonrası... Dışarıdan parçayı getir, burada vidayı sık, üstüne “yerli malı” damgasını vur. Al sana yerli 5G anteni. Oysa gelen hâlâ asansörde telefon çekmeyen bir düzenin biraz makyajlanmış hali. Dünya devleriyle yarışacağız diyoruz ama daha telefonla bodrum katta konuşamıyoruz. İşin özü telefonlarımız hala 4G'ye bağlı ama 5G hızına çıkmak için çırpınırken bataryamızı sömürüyor. Tamamen "5G paketi görünümlü 4.5G Plus" durumu yani.
Türkiye 5G’ye geçti mi? Evet, geçti. Peki nasıl geçti? Sloganla geçti. Törenle geçti. Reklam filmiyle geçti. ( Vodafone’un reklamına dudak bükenler Turkcell reklamına hasta olmuşlardır eminim. Eee… milyon dolarları devlet kesesinden Shaq diye Shaquille O’ Neal’e sayarsan reklamın da güzel olur. ) Dedim ya vatana millete hayırlı olsun. Duyduğuma göre devlet, 16 Ekim 2025’te yaptığı ihaleyle 5G için 3 milyar 534 milyon dolarlık bedeli cebine koymuş. Yetmemiş, 2029’dan itibaren operatörlerin brüt satışlarının yüzde 5’ini ödeme yükümlülüğü de getirmiş. Zaten iki operatörün yönetimi Varlık Fonu’nda… Olan garibim Vodafone’a oldu. Dünya’ da Küresel güç olabilirsin ama burada... ???
Vodafone demişken uzun zamandır güzide forumumuzda dillendirilen ve ara ara başka mecralarda da rastladığım bir şehir efsanesi slogana değinmek istiyorum. “Vodafone Pişmanlıktır" efsanesi. Efsane diyorum zira teknik donanımı ve teknoloji bilgisi üst düzey olan bazı dostlarımızın dillerinde adeta pelesenk olmuş bir motto. Söylediklerinde doğruluk payı var mıdır; kendi kullanım alışkanlıkları, yaşadıkları bölge ve tercihlerine göre mutlaka vardır. ( Hoş ben yakın çevremde hiç kimsenin böyle bir derdi yada söylemi olduğuna şahit olmadım. Aksine Vodafone kullananların sayısı adeta pıtırak gibi garip şekilde çoğaldı. Çeyrek asırdır Turkcell' den başka operatöre yüz vermeyen Skorpi hocamız bile Dünya markası Vodafone'lu oldu.
) Yani dostlar, pahalıdır vardır hikmeti ucuzdur vardır bir illeti dönemi eskilerde kaldı. Devir artık ekonomi devri. Kimse aynı hizmet için farklı bir operatöre iki üç misli fiyat ödemek zorunda hissetmiyor kendini. Ha benim param var kardeşim, gücüm yeter diyen birine al hayrını gör denilebilir, bu bir tercih meselesi. Bir senedir Vodafone kullanıyorum, gezmediğim şehir gitmediğim mekan, konuşmadığım insan kalmadı. Ne internet kullanımında ne de iletişim esnasında hiçbir şikayetim olmadı. Şimdi ben ne diye fazla fatura ödeyeyim? Paramın düşmanı mıyım?
Velhasıl kelam... İnternet Hızınızın Artması Sizi Kandırmasın…
İndirme hızınız artar ancak sistem hala 4G çekirdeğini kullandığı için gerçek 5G'nin asıl vaadi olan 1-2 milisaniyelik gecikme (ping) sürelerine ulaşılamaz ve telefon iki şebekeyi aynı anda aradığı için batarya tüketimi hızla artar. Ne zaman ki gerçek 5G ülkemize gelir, işte o zaman hızların 1000 Mbps (1 Gbps) üzerine çıktığını görebiliriz.
Küçük bir ipucu: İnternetiniz yavaşsa ve şarjınız dayanmıyorsa, ayarlardan 5G’yi kapatıp 4G/LTE’ye dönün. Güçlü bir 4G, zayıf bir "çakma" 5G'den çok daha hızlıdır.
Bildiğiniz üzere nihayet 5G ye geçtik; hepimizin gözü aydın. Vatana millete hayırlı olsun. Zaten memlekette her şeyimiz tamamdı, telefonun üst köşesinde 5G yazısı eksik kalmıştı. Onu da tamamladık çağ atladık. Hatta isteyen birkaç çağ birden atladığımızı bile söyleyebilir. Nasıl olsa bu memlekette tabelayı değiştirince içeriğin de değiştiğine inanan ciddi bir kitle var. ( Lütfen kimse üzerine alınmasın )
İnternette biraz araştırdım. Bizden önce 136 ülke 5G ye geçmiş. Türkiye 137 sırada sisteme dahil olmuş. Üstelik yedi yıl sonra… E günaydın demek lazım da misal hiç düşündünüz mü madem bu kadar stratejik ve dijital dönüşümün omurgasıydı da neden bu kadar geç kaldık? Niye biliyor musunuz? Çünkü teknoloji dediğimiz şey bizde ihtiyaçtan ziyade bir gösteriden ibarettir de ondan. Baktığınız zaman vitrin pırıl pırıl görünür ama arkadaki depo küf ve rutubet kokar.
Peki bu 5G nedir derseniz 4.5 G ye göre daha yüksek hız (20 Gbps e kadar ) neredeyse anlık tepkime süresi ( 1 ms gecikme ) ve çok daha yüksek kapasite. Gelişmiş veri hızıyla içerik indirme saniyeler sürerken yoğun ortamlarda bile kesintisiz bağlantı sağlaması. Akıllı şehirler, otonom araçlar ve IoT yani nesnelerin interneti için temel altyapı. Peki bu inanılmaz teknoloji ile hayatımızda ne gibi yenilikler olacak diye yazılıp çizilenlere şöyle bir baktım, inanamadım.
Ultra Yüksek hız: 4.5 G den 100 kata kadar daha hızlı veri iletimi. Artık 4K ve 8K videoları takılmadan izleyip indirme yapabileceğiz. Aslında güzel bir gelişme ama basit bir test yaparken bile internet paketinin yarısını harcayan 5G heveslisi bir vatandaş 40 gb bir filmi saniyeler içinde indirmek isterken kaç GB paket satın alması gerekecek hiç düşündü mü? Yada yüksek veri kullanımının bataryayı nasıl sömürdüğünü akıl edebiliyor mu sormak lazım.
Düşük Gecikme süresi ve yüksek bağlantı kapasitesi: : Verilerin iletilme süresi 1 milisaniyeye kadar düşerek otonom araçlar, uzaktan cerrahi ve oyunlar gibi gerçek zamanlı tepki gerektiren uygulamaları daha güvenli hale getirmesi. Kilometre başına bir milyondan fazla cihazın ( akıllı evler, sensörler, şehir altyapıları) aynı anda bağlanmasına izin vermesi. ( Tabii bu noktada ucuz olsun diye yurtdışı telefon alıp eski tuşlu cihazının imeisini çakarak 5G dünyasında sörf yapacağını zanneden birinin bütün bu teknoloji nimetlerinden istifade etmek gibi absürd bir düşüncesi olduğunu zannetmiyorum. Onun tek derdi 5G ile ne kadar hız alırım o kadar. Lakin teknoloji demek böyle bir şey demek değil ki. )
Enerji verimliliğini sürdürmek ve Network Slicing gibi özellikler daha çok dünya ile entegre büyük işletmeler ve teknoloji şirketlerinin alanlarına girdiği için belki de normal bir kullanıcıya hitabeden en faydalı 5G özelliği kesintisiz bağlantı sağlaması. Yüksek hızla hareket ederken ( hızlı trenle seyahat gibi… ) daha istikrarlı ve kesintisiz bağlantı olması bazen hayat kurtarabilir.
Türkiye'de 5G teknolojisi resmen kullanıma sunulmuş olsa da, henüz herkes için tam kapasiteyle yaygınlaştığını söyleyemeyiz. Bilenler bilir. İki türlü 5G teknolojisi vardır. Biri Gerçek 5G Stand Alone diğeri ise makyajlanmış 5G, yani Non Stanlone. Turkcell "gerçek 5G" (SA - Stand Alone ) altyapısı kurduğunu iddia etse de, şu an deneyimlenen genellikle 4G/4.5G ile hibrit çalışan (NSA - Non-Standalone) sistemler. 5G destekli telefonun yanında kapsama alanı da şart yani. Operatörler, 4G çekirdek şebekesini kullanan NSA yönteminden, doğrudan 5G altyapısına dayalı (SA Stand-alone) sistemine geçiş yapıyor. Zira tam performansa ancak Stand Alone ile ulaşılıyor.
Kadı ki 1 Nisan günü ( Tabii şaka değilse ) 5G açılışı yapılması bize bir şeyler anlatıyor olmalı… Ekranda 5G yazmasıyla gerçek 5G arasında ciddi farklar olması gibi. Nitekim sunulan şeyin önemli kısmı, bildiğimiz 4G çekirdeğinin üstüne 5G ceketi giydirilmiş hali. Görünüş yeni ama mekanizma eski. Doğan görünümlü Şahin mi desek yoksa Semra hanımın muhteşem dönüşümü mü orasına henüz karar veremedim.
Türkiye 5G’ye geçti mi? Evet, geçti. Peki nasıl geçti? Sloganla geçti. Törenle geçti. Reklam filmiyle geçti. ( Vodafone’un reklamına dudak bükenler Turkcell reklamına hasta olmuşlardır eminim. Eee… milyon dolarları devlet kesesinden Shaq diye Shaquille O’ Neal’e sayarsan reklamın da güzel olur. ) Dedim ya vatana millete hayırlı olsun. Duyduğuma göre devlet, 16 Ekim 2025’te yaptığı ihaleyle 5G için 3 milyar 534 milyon dolarlık bedeli cebine koymuş. Yetmemiş, 2029’dan itibaren operatörlerin brüt satışlarının yüzde 5’ini ödeme yükümlülüğü de getirmiş. Zaten iki operatörün yönetimi Varlık Fonu’nda… Olan garibim Vodafone’a oldu. Dünya’ da Küresel güç olabilirsin ama burada... ???
Vodafone demişken uzun zamandır güzide forumumuzda dillendirilen ve ara ara başka mecralarda da rastladığım bir şehir efsanesi slogana değinmek istiyorum. “Vodafone Pişmanlıktır" efsanesi. Efsane diyorum zira teknik donanımı ve teknoloji bilgisi üst düzey olan bazı dostlarımızın dillerinde adeta pelesenk olmuş bir motto. Söylediklerinde doğruluk payı var mıdır; kendi kullanım alışkanlıkları, yaşadıkları bölge ve tercihlerine göre mutlaka vardır. ( Hoş ben yakın çevremde hiç kimsenin böyle bir derdi yada söylemi olduğuna şahit olmadım. Aksine Vodafone kullananların sayısı adeta pıtırak gibi garip şekilde çoğaldı. Çeyrek asırdır Turkcell' den başka operatöre yüz vermeyen Skorpi hocamız bile Dünya markası Vodafone'lu oldu.
Velhasıl kelam... İnternet Hızınızın Artması Sizi Kandırmasın…
İndirme hızınız artar ancak sistem hala 4G çekirdeğini kullandığı için gerçek 5G'nin asıl vaadi olan 1-2 milisaniyelik gecikme (ping) sürelerine ulaşılamaz ve telefon iki şebekeyi aynı anda aradığı için batarya tüketimi hızla artar. Ne zaman ki gerçek 5G ülkemize gelir, işte o zaman hızların 1000 Mbps (1 Gbps) üzerine çıktığını görebiliriz.
Küçük bir ipucu: İnternetiniz yavaşsa ve şarjınız dayanmıyorsa, ayarlardan 5G’yi kapatıp 4G/LTE’ye dönün. Güçlü bir 4G, zayıf bir "çakma" 5G'den çok daha hızlıdır.